Emre Aydın

02. Nisan.2012 – Habertürk

Bu röportaja bir giriş yazmak için çok uğraştım. Olmadı, çünkü yerim az sözüm fazla. O yüzden en güzeli, bir kez daha Emre anlatsın kendini. Kahvenizi koyun, müziğinizi açın ve sohbetimize katılın…

Röportaj için albümünü bekleyecektim fakat “single çıkardığın” haberi geldiğinden beri fanların o kadar çok mail attı ki “Hayır” diyemedim. 
Single da onların sayesinde çıktı. Yaza doğru albüm çıkaracağımızı söylemiştik, ama arada plak şirketinden ayrılma, kendi şirketimizi kurma gibi durumlar olunca süreç uzadı.

Single’daki 2 şarkı da güzel ama duymayı sevdiğimiz gitarlar nereye gitti? 
Bir yere gitmedi, biraz daha geride duruyorlar sadece. Bu dinlediğim şeyler ve ruh halimle ilgili. Son zamanlarda Adele ve James Black dinledim.

Peki single gerçekten gerekli miydi? 
Gerekliydi çünkü deklare etmiştim. Bir de insanların sabrını zaten Afili Yalnızlık ve Kâğıt Evler albümleri arasındaki 4 yılda tükettiğimize inanıyorum. Sürekli bir şeyler söylüyoruz ama yapmıyoruz gibi görünmesini istemedim.

İlk röportajımızda karşımda heyecanlı bir çocuk vardı. Şimdi kendi yapım şirketini kurmuş, başarılı bir adam var. Neler öğrendin bu süreçte? 
Daha geniş bakabilmeyi öğrendim. Eskiden sevmediğim işlere göz atmazdım şimdi kim ne yapıyor bakıyorum. Bana ilk öğretilen şey sözleşmeleri detaylı okumak, kimseye güvenmemek oldu. Daha soğukkanlı olmayı öğrendim. Somut olarak yeni öğrendiğimiz şey tatil yapmamız gerektiği! Sürekli çalışmaktan grupla birbirimizi gırtlaklayacak noktaya gelmiştik.

Müzikte seni en çok zorlayan şey nedir? 
Bir şarkıyı bitirmek.

Bu birlikte çalıştığın kişileri delirtmiyor mu? 
Delirtmez olur mu? Mesela bu single prodüktörümüz Mats Valentine’i çok delirtti. Bazen bir şarkıyı düzenlemek de çok zor olabiliyor.

İlk albümden bu yana aşk hakkında ne öğrendin? Şimdi bu soruyu ben sana sorayım. 2006’daydı ilk albüm, sen o zamandan bu yana ne öğrendin? 
Güzel sözlere itimat etmemeyi, kimseyi asla gerçekten tanıyamayacağını öğrendim… Ben hiçbir şey öğrenmedim. Bu işlere aklımın ermeye başladığı ilk zamanlarda ne biliyorsam şimdi de o kadarını biliyorum. Zaten o yüzden 2 kişilik bir şey, 2 kişinin de istediği gibi olamıyor. Bir şeyler öğrenilebilecek bir konu olsa aşk, bu kadar önemli olur muydu bilmiyorum…

Sana yapıştırılan bu “romantik çocuk” yaftası nereye kadar gidecek, memnun musun bundan?
Memnun ya da mutsuz değilim. Bu çok takılacak bir konu değil…

EMRE AYDIN’IN KORKU FİLMİ 
Biz senden şiir kitabı çıkaracaksın diye beklerken film işine girmişsin… Hatta ilk filminizin hikâyesini yazmışsın, hazırmış diye duydum… 
Evet, Fadıl’la birlikte film yapalım diye kurduk şirketi. Eskiden beri istediğimiz bir şeydi. Aksilik olmazsa filmin çekimleri temmuz ayında başlayacak.

Nasıl bir film olacak? 
Korku filmi. Çünkü bu ülkede çok fazla korku öğesi var ama seyircinin hak ettiği şekilde iyi paylaşılamadığını düşünüyoruz.

Senin hayattaki korkuların neler? 
Sadece yükseklik korkum var. Yine de sürekli uçaktayım! Uçaktakileri rahatsız edecek seviyede değil ama havadayken korkuyorum.

En çok etkilendiğin korku filmi? 
Son zamanlarda Devil Inside’ı çok beğendim. O tip bir film için Türkiye’de epey gişe yaptı. Others’ı beğenmiştim. İlk Paranormal Activity’yi beğenmiştim. 3’üncüyü hiç beğenmedim.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s