Keremcem

‘Sanatçı hep örnek olmak zorunda değildir’

“Ailemizin efendi çocuğu” Keremcem’le Budapeşte’de Sziget Müzik Festivali’nde tanışmazdan evvel, kendisini “fazla düzgün” hatta sıkıcı bulurdum. Sürekli takım elbiseler, hep duygusal şarkılar falan… Çok özenilmiş bir paket gibi gelirdi bana. Sonra Budapeşte turu yaptığımız teknede aynı ortama düşüp konuşmaya başlayınca kendisiyle dalga geçebilen, eğlenmeyi seven, efendi olmak için çaba göstermeyen aksine zaten nazik olan bir adamla karşılaştım. Dahası, röportaj bitip kız arkadaşı (Hmm, evet hayranları üzülecek ama çok tatlı bir sevgilisi var Keremcem’in) ve arkadaşlarıyla masaya oturunca bir kez daha anladım: Bu adamda şeytan tüyü var; kibarlık, efendilik falan bahane!

21 Eylül 2013 – Habertürk 

ALBÜM 

En çok hangi şarkıların beğenildi şimdilik?

Daha çok Razı Olmaktır Aşk ve Berbat. Klibi de Berbat şarkısına çektik.

Benim favorilerim Tuz Buz ve Tamam.

Bunları söyleyen ilk kişisin. Genelde aynı şarkılar beğeniliyor ve bu işimizi kolaylaştırıyor, hangi şarkıya klip çekmemiz gerektiğini anlıyoruz.

Yeni şarkılarının müzikleri daha hareketli, sözleri biraz daha ilişkilere dair boşvermişlik içinde sanki…

Boşvermiş değil de akışına bırakmış diyebiliriz. Hayatın ahengine daha uygun bir albüm bu. Müzikteki hareketlilik Volga Tamöz faktörü. Çok yetkin bir müzisyen, çok da eski arkadaşım. Birlikte 100’ü aşkın konser verdik. Müzikal fikirleri konusunda özgür, cesur ve kararlı. Fark ettiğin değişiklik bu. Amaçlamadığımbir farklılık oluştumüziğimde. Dünyaya daha yakın ama Türkiye’den uzak olmayan birmüzik çıktı ortaya.  

Albüm kapağı fotoğrafında neden photoshop var? Kırışıklıklarından rahatsız mısın?

Artık photoshop’suz fotoğraf yok! Samimi bir yakınma olacak ama bir gün CD raflarına baktım, benimtarzımdamüzik yapan, yaşı benden daha büyük olan arkadaşlarımı benden daha genç görünce photoshop’a karar verdim. Bu biraz pop sektörünün dayattığı bir şey.

YENİ İMAJ 

İlk klibin Aptal Aşık’ta, Clark Gable olmuşsun, çok yakışmış!

Ben de Clark Gable diyorum ama genelde Ayhan Işık’a benzetiyorlar. Bıyık faktörü. Burak Ertaş’ın fikriydi bu. Albümdaha çıkmadan hazır olan bir şarkıydı. Beğenmeyen de çok ama bu benim.

Sanki artık biraz “ailemizin efendi çocuğu, duygusal Keremcem” imajının dışına çıkıyor gibisin… 

Çıkmak gibi bir amacım yokken çıkıyorum. Hepsi hayatı daha hoşgörüyle karşılamaya başlamamın getirisi. Ben zaten böyle giyinen bir adamdım. Sahneye çıkarken başka anlamlar yüklüyordum. Ceketle, kravatla sahneye çıkmak daha saygılı geliyordu. Onun içinde de çok rahattım. Rahat olmadığım zaman anlaşılır zaten. O çocuk da hâlâ var ama görünmeyen kısımda hep vardı. Artık diğer yanımı göstermekten kaçınmıyorum. Çünkü kariyerinde profesyonel olarak bir şey yapıyorsun sonra o senin sırtına başka sorumluluklar yüklüyor. “Ailenin sevilen çocuğu” dediğin zaman bir sürü şeyi yapmaman gerekiyor. O sorumlulukları aldımve taşımaya çalıştım…

Yordu mu bu seni?

Yormadı ama doğru bulmadım. Hani hep sanatçı örnektir diyenler var ya… Sanatçı hep örnek olmak zorunda değildir diyordumben, şimdi bunu uygulamaya başladım.  

Bu değişim hayran kitleni değiştirecek mi?

Çıktığım günden beri hep çocukların, genç kızların sevdiği biri imajı var. Ama o da bir yakıştırma. Benim bir amaçla ya da bir kitleye yönelik iş yaptığım olmadı bugüne kadar. Albümü yapıyorsun, dizide oynuyorsun, kimseverse takip ediyor. Hayran kitlem değişir mi değişebilir mi? Evet, olabilir ama buna üzülmem. Çünkü beni seven kimsenin müzikal anlamda beni bıraktığını görmedim şimdiye kadar. Bırakabilirlerse de yapabileceğim bir şey yok. Şu anda bunu yapmak istiyorumve yanlış bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Eski halim o kadar sterildi ki…

Sıkıcıydı! 

Bence sterildi. Benim özgürlüğümü biraz aldı bu sterillik. Sorumluluklar ağır gelmedi ama özgürlüğümü kısıtlamaya başladığını anladım. Bir çizgide görünmeye çalışmak ve iş yapmak insanı daraltıyor.

Bu değişim konusunda ne tetikledi seni? Yaşının 35 olması mı, yaşadıkların mı? 

Aslında bir değişimyok. Sadece kendini olduğun gibi göstermekten korkmayan biri var. Bu noktaya da hayat getiriyor. 9 yıl oldu ilk albümüm çıkalı. Dünya yerinde durmuyor, sen de durmuyorsun, ben de durmuyorum. Belki o sterillik fazla geldi, belki bana da sıkıcı gelmiştir ama bu, bundan sonra dağıtacağım, çok değişeceğim anlamına gelmiyor. Yine aynı kişiyim. İnsanın en önemli şeyi özgürlük, bir sanatçının en önemli şeyi özgürlük.

İLİŞKİLER 

Aptal Aşık şarkında söylediğin gibi hem kapından ayrılmayan hem de rahat bırakan bir kadın ya da erkek var mı şu hayatta?

Yoksa da olmalı. Zaten onu bulmaya çalışmıyor muyuz? Sevginin fazlası kıskançlık da getiriyor. Benim ilişkilerde özellikle İstanbul’da gördüğüm şey, çiftler birbirlerini ya çok serbest bırakıyorlar ya da birbirlerinin hayatının merkezi olmak istiyorlar. Bu bir süre sonra fazla geliyor çünkü değişik işler yapan, İstanbul gibi bir kozmopolitte yaşayan insanlarız biz. Tek kişinin hayatının merkezi olması hayatı çok tekdüzeliğe iter. Gerçekliği yok bunun.

Sen o dengeyi sağlayabiliyor musun?

Bence sağlıyorum ama karşımdaki de kendince sağlıyor. Mesele bunun uyuşması. Tartışmada orta yolu bulabilmek için geri adımlar atmak lazım. En azından bunu yapmaya çalışıyorum. Kolay bir insan değilim, kimse kolay değildir. Öngörülemeyen bir tarafım olduğunu biliyorum. Oğlak Burcu olmamdan kaynaklanan bir iyilik ve vericiliğim var ama insan hep aynı vericilikte kalamaz. Bunu göze almak lazım.  

Bu kadar çok tanınıyor olmak ilişkilerini nasıl etkiledi?

Etkilemiyor.

Kadınların yaklaşırken seni tanıyor olması, senin açından dezavantaj değil mi? 

Ben uzun ilişkiler yaşayan biriyim. Bugüne kadar ilişkilerimin hiçbiri öncesinde arkadaş olmadığım biriyle olmadı. Hep önce arkadaş oldum. İlk görüşte âşık olmadım.

Kadınlarda bir casusluk durumu vardır. Erkeğin geçmişini çok merak ederiz. Herhangi birini öğrenmek kolay değil belki ama seninle alakalı her şey gazete arşivlerinde, Google’da… Bu sorun yarattı mı hiç?

Ben sorulan her şeyi cevaplarım. O benim geçmişim. Ben sormam. Anlatmak isterse anlatır ama tercih etmiyorum. Zaman içinde tanımak, öğrenmek daha güzel. 

Bugüne kadar aşkla ilgili ne öğrendin?

İlk görüşte âşık olamadığımı öğrendim. Aşkın çok çok tatlı bir şey olduğunu, insanın canını yakabilecek en güçlü şeylerden biri olduğunu, bana şarkı yaptırabilecek tek şey olduğunu öğrendim. Şarkı yaptırabilecek tek şey mi? Evet, hiç başka şey için şarkı yapmadım. O an âşık olmam gerekmiyor şarkıyı yaparken. Bir defa aşık olmak, onun ilhamından fayda görmek için yeterli. O yüzden en az bir kere âşık olmamış insanlar için üzülüyorum.  

Çok sık âşık oluyor musun?

Hayır çok sık değil.

Nereden anlıyorsun âşık olduğunu? 

Gözüme perde iniyor. Herkes için öyle aslında. Bütün dünyayı anlamlandıran, kendi güzel kılıfının içine sokan bir duygu… Her insanın bozuk, kötü yanları olabilir ama aşk bunları da güzel gösteriyor. Aşkın bir ömrü var, sevginin yok. Aşkın dönüşümünü kabullenmek lazım. Şu ara, aşkı her haliyle kabul edebilme dönemim.

OYUNCULUK

Yeni dizi ya da film var mı?

Yaz sonunda çekimleri biten bir film var. İksir diye bir sinema filmi. Reel animasyon. Seneye gösterime girecek. Sezonun ortasında başlayacak bir dizi var. Çok güzel bir senaryo, inşallah olur. Oyunculuğu seviyorum. Benim şarkı söylememe de katkısı var.

MEMLEKET MESELELERİ

Türkiye’de müzisyen olmaya dair şikâyetlerin var mı? 

Sadece 5 konser salonu olan bir metropolde yaşıyoruz… Herkes kadar şikâyetlerim var. Beraber Budapeşte’deydik, insanların mutluluğuna, sağlığına ne kadar değer verildiğini düşün sonra Türkiye’yi düşün. Müzik de öyle. Maddi anlamda söylemiyorum ama burada müzik değerli bir şey olarak görülmüyor.  

Başka bir ülkede olmak istermiydin? 

Hayır, Türkiye’de olmaktan, Türkçe müzik yapmaktan mutluyum. Daha yaratıcı bir pop müziğimiz olsun isterdim. Çünkü halkmüziğinden sanat müziğine çok derin bir kaynağımız var. Bunu kullanmıyoruz.

Sen neden tam olarak kullanmıyorsun?

Kullanmaya çalışıyorum. Bana söylenen ve beni en mutlu eden şeylerden biri “Biraz farklı bir müzik yapıyorsun, nasıl bir isim koyuyorsun bu müziğe” sorusu. Aslında popmüzik yapıyorum ama içinde başka bir zenginlik olduğunu düşünüyorum.

Kimleri dinliyorsun?

Ben çok sert bir rock müzik dinleyicisiydim lisedeyken. Şimdi yelpazem çok genişledi. Queens of the Stone Age, Arctic Monkeys, Radiohead dinliyorum. Dans müziğine bayılıyorum. Rihanna’nın hem pazarlanma biçimine hem müziğine bayılıyorum.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s